İlk günün vermiş olduğu heyecanın ardından bütün gece aralıksız uyuduk ve erkenden uyandık. Kahvaltımızı yaptıktan sonra tekneye doğru hareket ettik.

Dalış yapacaksanız kahvaltıda midenizi rahatsız edecek yiyecekler (özellikle salam, sucuk ve yumurta gibi yiyecekler) yememeye çalışın. Sualtında midenizin kötü olmasının yanında, denizde dalga varsa mideniz daha kötü olabilir.

Yine tekneye biner binmez, ekipmanlarımızı hazırladık ve dalış noktamıza gidene kadar teknenin üstünde denizi izledik. Eğitmenimiz bize bir süpriz yaparak normalde eğitim dalışı yapılmayan bir yer olan Monem Batığında dalış yapacağımız söyledi. Teknemizin amiri bize Monem batığı hakkında kısaca bilgiler verdi. Monem gemisi, 1956 yapımı bir yük gemisi. Ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra diğer gemiler gibi sökülmeye götürülürken 2004 yılında şu anda olduğu yerde karaya oturuyor. Boyu 75 metre, yüksekliği 18 metreden biraz fazla. Batık 17 – 18 metre derinlikte dik konumda durmaktadır. Dalış sınırlarımız içersinde olması bizim için bir şans.

Dalışa başladığımda yapabilir miyim diye düşünürken, eğitmenimiz bize güvenerek bizi Monem batığına indiriyor. Buna ben şans diyorum ama birazda yetenek olduğunu hocalarımız ekliyorlar. Monem gemisine gitmek kolay değildi. Denizin tam oratasında batmış ve su üzerinde sadece direği gözüken bir gemi… Bulmasında sıkıntı yok aslında ama oraya giderken hava biraz rüzgarlı suda biraz dalgalıysa mideniz bulanabilir.

Monem Batığı

Biz ekipmanlarımızı kuşanırken eğitmenimiz bize eğitimleri bitirdiğimiz için artık keyif dalışlara geçtiğimizi söyledi. Bunu duymak bana çok iyi geldi dün içimden gelen sesi eğitmenimiz doğru olarak tastik etmişti. Ben bu dalış işini başarmıştım.

Dalış tekneleri monem gemisinin su üstünde bulunan direğinden bağlanırlar ve burdan dalgıçlar kontrollü olarak aşağıya inerler. Bizde öyle yaptık ve denizin dalgalı olmasından dolayı hava tüketmeye tekneden atladığımız anda başladık. Bu yüzden dalışımız biraz kısa sürdü diyebilirim. Ama monem batığının bütün güzelliği tam önümüzdeydi. 18 metrede dizlerimizin üstüne bekliyorduk ve monem’ in kocaman gövdesine bakıyordum. Yıllardır bir çok misafiri olmuş monem gemisinin misafiriydik. Dalışımızı bitirdik ve tekneye çıktık. Yemeğimizi yiyecektik fakat denizin çok dalgalı olmasından dolayı tekneyi daha sakin bir noktaya çekmek zorunda kaldık.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 30 dakika
Derinlik 18 metre
Dalış Yeri Monem Batığı (Çeşme)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Kadri Eser (646639)

 

Teknemiz sakin bir yere çekildiğinde yemeğimizi yedik ve dinlenmeden önce ekipmanlarımızı hazırladık. Eğitim dalışı eksik olan arkadaşların dalışlarını yapmasının ardından, bulunduğumuz noktadan hareket ederek, çeşmedeki son günümüzde son dalış noktamız olan yere ulaştık. Bu yerin adı biraz garip gelebilir ama anlatılınca çok merak uyandıran bir yer, adı yatak odası.

Yatak Odası

Dalış yaparken kondisyonunuz çok önemli, eğer iyi bir kondisyona sahip değilseniz hava tüketiminiz artabilir. Yatak odasında dalış yaparken benimde başıma gelen ya da benimde içinde bulunduğum durum buydu. Bu yüzden dalışımız erken bitti. Dalışımızda planladığımız yatak odası isimli mağraya girmek ve ordan geri dönmekti. Benim fazla hava tüketimimden dolayı teknemize erken döndük. 18 – 20 metre arasında yaptığımız bu dalışta değişik ve güzel sualtı canlıları görmüş oldum. Bu dalışlarımızda bize Kadri Eser hocamız liderlik etmedi. Fakat teknemizin dalış liderlerinden biri olan Irmak KURTUL bize eşlik etti. Hiç bir sıkıntı çekmeden dalışımızı yaptık ve teknemize döndük. Su altında liderimizin bizi kontrol etmek için belirli aralıklarla baş başağı olarak arkaya dönüp bizi kontrol etmesi hoşuma gitmişti. Fakat baş aşağı olarak durması biraz komiğime gitimişti. Sonradan bende yapmaya başladım ama bunu ilerleyen yazılarda anlatacağım.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 35 dakika
Derinlik 20 metre
Dalış Yeri Yatak Odası (Çeşme)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Irmak Kurtul

 

Tekneye çıktıktan sonra ekipmanlarımızı nasıl birleştirdiysek, o şekilde demonte ettik ve gerekli yerlerine koyduktan sonra dinlenmek için teknenin üstüne geçtik. Ben yine yorulmuştum ama kafamda dalışla ilgili bir sürü fikir ve güzel hatırayla eve dönecektim. Bir süre sonra dönüşe geçtik ve denizin dalgalı olmasından dolayı biraz fazla sallandık ama sağ salim limana geldik. Toplu bir fotoğraf çektirdikten sonra otelimize geçtik.

Gelelim dalışımızın değerlendirmesine. Tüplü dalış (Scuba) sporuna başladım ve devam etmeyi ciddi olarak düşünmeye başladım. Bu dalış bana çok güzel arkadaşlıklar kazandırdı ve hala bir çoğuyla arkadaşlığımız devam ediyor. Eğitmenlerimiz Selda SARPKAYA‘ ya, Cüneyt ÇAKIN‘ a ve Kadri ESER‘ e tek tek teşekkür ediyorum. Fakat Kadri ESER hocamın bize göstermiş olduğu ilgiden dolayı özel teşekekür etmek istiyorum. Kadri hocamızla yeni tanıştık. Daha öncesindeki havuz ve teorik eğitimlerimizi diğer hocalarımızdan almamıza rağmen Kadri hocamıza çok hızlı ayak uydurduk. Teknede benim içiersinde yer aldığımı ekip “2. grup” olarak isimlendirildi. 2. grup olarak güzel bir ekip olduk. Buğra Töre PINAR, Hüseyin YETİM, Sezgin SARI, Herman DILDIL, ben ve tabiki eğitmenimiz Kadir ESER ile gerçekten güzel bir ekip olduğumuzu düşünüyorum.

Dalışta ilk öğrenmemize rağmen en önemli kural olan, dalış öncesi planlamanın ve sonrasından bir sonraki dalışın planlanmasının önemli olduğunu öğrenmiş oldum. Bu öğreti için Kadri ESER hocama ayrıca teşekkür ediyorum. Dalışta bir buddy’ in ne kadar önemli olduğunu bana ilk dalışımız olmasına karşın sanki uzun yıllardır dalış yapıyormuşuz gibi rahat hissetmemi sağlayan Herman DILDIL‘ a teşekkür ediyorum.

Yorumlayın