Madenciler13 Mayıs tarihinde hepimizi üzen bir olay meydana geldi. Soma’ daki bir kömür madeninde ilk önce trafo olarak açılnan sonrasında kömür kızışması olarak nitelendirilen bir ACİL DURUM meydana geldi (kaza diyemiyorum, gönlüm el vermiyor). Medyadan takip ettiğim kadarıyla içeride işçilerin kaldığı ve çok sayıda vefat eden madencinin olduğu yönündeydi. Açıklamaları dinledim, sakince anlamaya çalıştım. İlk açıklamalarda en çok öfkelendiğim nokta; ACİL DURUM’ un ilk saatlerinde habercilerin ısrarla sormak istediği iki soruydu;

  • İhmal var mı?
  • Sorumlular kim?

Bu sorulara Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı Taner Yıldız cevap vermedi ve Soma ya hareket edeceğini söyledi. Yayın orada bitti… Sosyal medya üzerinden biraz daha bilgi almayı denedim. Okuduğum 3 – 5 mesajdan sonra sinirlenmeye başladım. Mesajlarda; Gezi olaylarının yıl dönümüyle bağlantısı olduğu ve Somadaki maden ACİL DURUM’ unun sabotaj olduğu yönündeydi. Gerçekten gözlerimden alevler çıkacak derecede sinirlendim; aşağıdaki yazıları Facebook üzerinden paylaştım (isimleri ve beğenme sayılarını kapattım, çünkü amacım fişlemek veya reklam değil), hala devam ettiklerini görünce de kendi yazıma yorum olarak ekleme yaptım.

Soma Facebook

Vefat eden iş kardeşlerimizin sayıları artmaya başladıkça düşünmeye başladım, “benim yapabileceğim ne var?”… Arama ve Kurtarma gönüllüsüyüm; ancak madenlerde çalışmak için her hangi bir yeterliliğim bulunmamakta. Bunu bir sürü arkadaşım sordu bana tekrar burada dile getirmiş olayım; “Madenlerde oluşacak bir ACİL DURUM veya yangın halinde, kişisel olarak benim ve içerisinde gönüllüsü olarak bulunduğum Arama ve Kurtarma derneğinin (dahil olduğum dernek bu açıklamayı yaptı) müdahale edebilecek bilgiye ve ekipmana sahip olmadığımız için Soma’ ya gitmedik. Soma da görev alan tanıdıklarımızla irtibata geçtik ve maden ocağının etrafında gerçekten çok fazla kalabalık olduğunu belirttiler. Bu yüzden Somaya gitmedik ve kişisel olarak gitmedim.

Yapabileceğim tek şeyin dua etmek olacağını düşünerek dua ettim. Bu arada haberleri dinlemeye, sosyal medyayı takip etmeye çalıştım. Muazzam bir bilgi akışı olduğunu kimse inkar edemez, ancak aklımda hep olan sorular şunlardı;

  • Maden ocağında mahsur kalan kaç işçi var ?
  • Maden ocağından çıkartılan madencilerden kurtulanların sağlık durumu nasıl ?
  • Maden ocağı özel işletmeye ait, işletme yöneticileri nerede ?
  • Taner Yıldız açıklama yapıyor, Faruk Çelik nerede ?
  • ACİL DURUM’ un yönetimi kim de? Bilgilendirmeler neden hep Taner Yıldız tarafından yapılıyor ?

Bu sorular kafamı kurcalarken insanlar televizyonlarda “Kaçış Odası” olarak dillendirdikleri bir şeylerden bahsetmeye çalışıyorlardı ve bir kişi bunun zorunlu olmadığını söyledi. Benim bildiğim; iş veren yasaya göre yüksek riskli yerlerde çalışacak işçilerin çalışmaya başlamalarından önce bu riski ortadan kaldırmak ya da daha az riskli hale getirmekle yükümlüdür. Ayrıca işçi hayatını tehlikede olduğunu düşünüyor ve bunu iş verene iletiyor, buna rağmen hiç bir şey yapılmıyorsa çalışmaktan cayma hakkına sahiptir. Bunlar bildiklerim idi; sonradan haberleri okuyup bir kaç röportaj dinleyince aslında işçilerin bu madende seslerini çıkartmadan çalışmak zorunda olduklarını, ailelerini geçindirmek için hayatlarını tehlikeye attıklarını ve hayatlarını kazanırken vefat ettiklerini öğrendim.

Bu öğrendiklerimin üzerine bir şey farkkettim; hani sedyeye alınırken çizmelerimi çıkartayım mı diye soran bir madenci vardı ya, aslında insanların bazı şeyleri kabullendiklerini ve o insanların içerisinde koskocaman bir iyi niyet cevheri olduğunu gördüm… Bu insanların, şehirde yaşayan bazı insanlar daha rahat hayatlar sürsün diye canlarını dişlerine takarak çalıştıklarını gördüm. Kendime biraz daha kızdım…

Firma yetkilileri beklenmedik bir anda ortaya çıktılar. Daha öncelerinde haber kanallarında izletilen şirket sahibinin maliyetleri düşürdük şeklindeki açıklamalarını anlayabilmek için bir şeyler bulmaya çalıştım ama beceremedim ve bulamadım. Aradığım şey maliyetleri nasıl düşürdüğü… Açıklamaya başladılar dikkatlice dinledim ve açıklama sonunda anladığım tek şey; çalışma alanındaki risk oranları işçilerin çalışabileceği bir orandan çok yüksek ve bunun üzerine çalışmalar risk faktörleri azaltılmadan veya yok edilmeden çalışılmaya başlanmış. En korkunç itiraf şirket sahibinden geldi; “3 – 4 ay sonra bu kaza olsaydı işçiler kaçış odalarına kaçacaklardı ve bu kadar vefat eden olmayacaktı”. Durup düşünüyorum; 3 – 4 ay sonra olmayacak bu kadar vefat eden kişi, o zaman sen bu madeni neden çalıştırıyorsun 3 – 4 ay önceden ? Bu sorunun cevabını mahkeme de söylerler umarım !

Bu noktadan sonra öfkemi dindirmek ve sabrımı kontrol etmek için dolaşmaya başladım sokaklarda insanların ne düşündüklerini anlama çalıştım. Sokaklarda bir kaç kişi dışında Soma ile ilgili her hangi bir düşünce duyamadım. Gece Soma için insanların dikkatini çekmeye çalışan kişilerin polis ile çatışmalarını, gaz yemelerini ve yaralanmalarını görmek daha çok üzdü beni. Üniversite öğrencilerinin bir şeyler yapıp yapmadığına bakarken İstanbul Teknik Üniversite’ sinin bir şeyler yaptığını ve bunları bir kaç üniversite’ ninde desteklediğini gördüm. Elimden geldiğince destek vermeye çalıştım…

Haberlerde Soma ile ilgili haberleri görmek, sosyal medya da istenmeyen bazı şeyleri görünce dayanamadım ağzımı bozdum ve bazı noktalarda öfkemi kontrol edemeden yazılar yazdım. Hiç birini silmedim, çünkü onlarda benim düşüncemin bir parçası, onlarda bana ait. Bu yazıyı yazmamak için çok direndim, ancak bazı noktalarda insanları araştırmaya itmenin daha doğru olacağını ve kendi fikrimi açıkça söylemenin daha doğru olacağını düşündüm.

Aşağıdakiler kişisel düşüncelerim, kimsenin baskısı veya zorlaması yoktur. Kişisel rahatsızlık duyanlar mahkemelere baş vurabilirler.

Soma Facebook Duvar Yazısı

Fikirlerimi okudunuz için teşekkür ederim. Son olarak aşağıdaki görsel belki bazı şeylerin farkındalığını yaratır. Kimseye ne yapması gerektiğini söyleyemem, bu vakitten sonra ne olmasını, “neler yapılsaydı” yı konuşacak durumda değilim. Ama bu ACİL DURUM inşallah başka kardeşlerimizin hayatta kalmalarını sağlayabilir.

Başka bilgiler için Wikipedia üzerindeki Soma Faciası başlığını okuyabilirsiniz.

Maden Tüneli

Yorumlayın