Bahçeşehir Üniversitesinde okurken bir çok arkadaşım oldu, çoğuyla hala görüşüyorum ve bazılarıyla çalışmaya devam ediyorum. Bir gün İbrahim Halil BİLDİRİCİ (Su Altı Kulübü – BUSAK – Başkanı) bir önceki sene dalışa başladığını ve çok eğlendiğini anlatıyordu. Dinlediğim şeyler hoşuma gitti açıkçası. Bu konuşmadan bir kaç gün sonra Halil dalış eğitimlerine başlayacaklarını ve ilk defa dalış yapacaklar için bir eğitiminde olacağını söyledi. Bende kabul ettim, tabi ki öncesinde Halil’ in beni ikna etmesi biraz sürdü.

Eğitimlere başlamadan önce bize eğitim verecek olan hocamızla tanışmamız içi Halil bir toplantı ayarladı. Toplantı salonunda daha önceden hiç görmediğim bir sürü insan vardı. Nasıl olacak ben bunlarla mı dalacağım diye düşünmemek zordu benim için. Toplantı bittiğinde kafamda hem hocayla ilgili hemde dalacağım kişilerle ilgili olarak soru işaretleri oluştu. Ben Halil’ e söyleyemedim ama dalışı hiç başlamamışken bırakmak en iyisiydi galiba.

Toplantının üstünden iki hafta geçmişti ki Halil acil olarak bir toplantı daha yapmamız gerektiğini söyledi. Ben biraz meraklı ve birazda ürkek bir tavırla toplantıya katıldım ama bu seferki toplantı benim bir dalgıç olabileceğim konusunda bana biraz umut ve güven vermişti. Toplantıda konuşan Selda SARPKAYA ve Cüneyt ÇAKIN hocalarımızın anlattıkları benim hoşuma gitmiş “hadi yapalım şu dalışı” şeklinde bir enerji oluşmasını sağlamıştı içimde. İlk toplantıdan somurtarak ve kafasındaki soru işaretleriyle çıkan ben, bu toplantıdan sonra bir dalgıç adayı olarak çıkmıştım. İlk eğitimi sabırsızlıkla beklemeye başladım.

İlk eğitim günü geldi ve okuldaki bir salona geçtik, bilgisayarımızı kurduk ve videomuzu açtık. Hocamızda başımızda dalışla ilgili olan ilk dersimize başladık ve son dersimize kadar bir dalgıç olarak yapmamız ve yapmamamız gereken şeyleri konuştuk öğrendik. Tabi ki öğrenilen bir şeyin arkasından sınav olmadan kimse sizin bir konuyu öğrendinize inanmıyor malesef. Bizde kural gereği sınavımızı olduk.

Normalde zorunlu olmamadığını bize söylenmesine rağmen bence zorunlu olması gereken bir nokta olan deniz dalışları öncesindeki havuz dalışlarını yapmak için beklemeye başladık. Eğitim aldığımız Kurbağa Adam dalış kulübünün kendi havuzu olması bizim hem işimizi kolaylaştırdı hem de bize aynı kişilerle havuz eğitimi yapacak olmamız açısından bir güven sağlamış oldu. Havuz eğitimini Nisan 2008 tarihinde yaptık. Belirtiğim tarihte Bahçeşehir taraflarının nasıl olabileceğini ve ne kadar soğuk olabileceğini düşünün biz bu şartlarda havuz eğitimi yaptık.
Fotoğraf gözükenler benim dalıştaki arkadaşlarımın bazıları. Soldan başlayayım saymaya, Sezgin SARI, Herman DILDIL, ben ve Buğra Töre PINAR. Bu ekip havuz dalışında çok eğlendik. Bu eğlenmemiz bizim yapacağımız ilk deniz dalışında ne kadar eğleneceğimizin göstergesi habercisi oldu. Havuz eğitimimizi tamamladık ve güzel bir mangal organizasyonundan sonra evlerimize döndük ve hemen yapacağımız ilk deniz dalışı için beklemeye başladık.
Bir dalış tüpünüz varsa bir mangalın yanması çok kısa zaman alabilir.

Yorumlayın