Yine Mi?

Bu soruyu bu adreste görenlerin söyleyeceğini düşünüyorum. Ne zaman blog yazmaya başladığımı tam olarak hatırlamasam da tahmini olarak lise son sınıftan beri diyebilirim. O zamandan bu zamana kadar kaç kere blog değiştirdim, kendim yazdım ve saldırılar yüzünden yok edildi sayısını ben unuttum.

Bu sefer bir hedefim olarak günlük hayatta yaptığım işler, okuduğum makaleler ve çalışırken karşılaştığım sorunları ve çözümlerini yazıyor olacağım. Eski yazıları da yakın zamanda taşıyor olacağım. Fakat eski tarihleriyle ekleyeceğim için sıralamasında kafa karışıklığı olabilir.

Şimdiden iyi okumalar diliyorum.

Eski Bir Dostla Buluşma (Çeşme 2014)

Uzun süredir keyif için dalış yapamadığımdan dolayı, şöyle ağız tadıyla güzel bir dalış yazısı yazamamıştım. Belli bir süre öncesinde Antalya da bir arkadaşımın düğünü için bulunurken BUSAK (Bahçeşehir Üniversitesi Su Altı Kulübü) eski başkanlarından İbrahim Halil BİLDİRİCİ beni aradı ve kulübün eski üyelerinin geleceği bir dalış planladıklarını söyledi ve benimde katılmamı istediğini söyledi. Çok kısa düşündükten sonra (parasını veya kimlerin geldiğini düşünmedim, sadece uzun süredir keyif dalışı yapamadığımı düşündüm) kabul ettim.

Dalış için Cuma akşamından okulun önünden yola çıkılacak, ilk gün dalış yapılacak ve son gün eğlenmek için dalış dışından bir şeyler yapacağız ekip olarak akşam üstü de yola çıkacağız, Pazartesi günü sabah erken saatlerde İstanbul’ a geri dönmüş olacağız ve direk işe gideceğiz. Plan bana yeterince makul geldi, bu plan için ödediğimiz para gerçekten çok makul olarak belirlenmiş. Bu fiyatı buradan açıklamam biraz haksızlık olacaktır o yüzden yazmıyorum, ama merak edenler iletişime geçebilirler.

Uzun süredir dalış yapmadığım için, dalış öncesinde biraz nefesi toplamak için iş yerine yürüyerek gidip gelmeye ve dönüşte uzun yollardan yürüyerek eve gelmeye çalıştım. Bunu yapmasaydım dalış yapacağım arkadaşlarımın dalış zevkinin çabuk bitmesine sebep olabilirdim, bunu düşünerek hem de suyun altında daha fazla kalmamı sağlaması için bunu yaptım.

Uzun süre dalış yapmadıysanız, dalış yapmadan ortalama 1 – 2 hafta öncesinde sigara ve nargileyi azaltmak, alkole ara vermek ve aerobik egzersiz yapmanız; dalıştaki kramp ve fazla hava tüketimi sorunlarını azaltacaktır.

Sabırsızca beklediğim Cuma günü geldi ve sabahından dalış çantamı hazırlayıp işe gittim. Mesai saati bitince de üniversitesinin önüne gittim. Öncesinde daha önceden dalış yaptığım ve uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla biraz sohbet ettim. Hepsin çok özlemem ve dalışta güvenebileceğim insanların gelmesi beni daha da mutlu etti.

Otobüse bindik ve yola çıktık. Bu arada aklıma ilk dalış yaptığım an geldi. Yine aynı ekiple böyle bir şekilde yola çıkmıştık ve yine Çeşme’ ye dalışa gidiyorduk, nasıl yaparım korkusuyla gidiyorken, şimdi hadi artık dalış yapalım diye düşünüyordum. Ertesi gün dalış olduğundan ne kadar fazla dinlenirsem o kadar iyi düşüncesiyle, bu güzel düşüncelerle dinlenmeye çalıştım.

Saat 05:00 gibi otele geldik ve 09:30′ a kadar dinlenme imkanımız oldu. Bu arada odalarımıza yerleştik ve biraz uyuyabildik. Kahvaltımızı yaptıktan sonra dalış için Dalyan Köy Liman’ ında bulunan teknemize doğru yola çıktık. Teknemizde hocamız Mehmet HUZ ile tekrar karşılaşmak bir sürpriz oldu benim için, daha önceden Çeşmedeki en keyifli dalışımı onlarla yapmıştım. Yine onlarla dalış yapacak olmamız güzel bir tesadüftü.

Dalış için ilk yerimiz Monem Batığı olarak belirlendi. Monem Batığına daha öncede dalış  yapmıştım ve gerçekten hayran kalmıştım. Monem Batığı bulunduğu derinlik itibariyle yeni ve tecrübeli dalgıçlar için ideal bir dalış noktası sunmakta ve akıntının az olması halinde su fazla bulanmayacağı için yüzeyden de şnorkel ile çok rahat gezilebilir. 75 metre uzunluğundaki gemi tersaneye sökülmeye giderken karaya oturmuş.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 51 dakika
Derinlik 16,3 metre
Dalış Yeri Monem Batığı (Çeşme)
Buddy Melih Can Bedir (40177562260)
Dalış Lideri Fatih Tatoğlu (46123202594)

Gemi üzerinde güzel bir gezinti yaptıktan sonra benim liderliğimde geminin etrafında dolaşmaya ve gemiye daha önceden yaptığımız dalıştan bazı izler bulmaya çalıştık. Eski dostumuz Monem Batığı ile artık görüşmenin zamanı gelmişti. Ancak 4 yıl öncesinde yaptığımız dalışta çok rahat görebildiğimiz ve heybetli bir şekilde karşımızda duran kaptan köşkünü yerinde bulamadık. Kaptan köşkünün yan duvarlarının çökmesi sonucunda kaptan köşkü komple çökmüş, buna ek olarak gemi üzerinde çok fazla halat ve ağ parçası bulmamız bizi biraz rahatsız etti.

4 yıl öncesinde gezerken içerisine girmemizde güvenlik için hiç bir sıkıntı olmayan makine dairesine bu sefer giremedik, hangarları yukarıdan gezmemiz daha güvenli olacağı için bunu da güvenliğine inandığımız noktalara girerek yapabildik. Geminin beklediğimden fazla yıpranmasından dolayı aklımda olan gezinti planını biraz değiştirerek devam edebildik. Dalış bittiğinde normalde olmaması gereken bir dalış profiline de geminin beklediğimizden fazla yıpranması biraz sebep oldu.

Dalışı tamamladık ve yüzeye doğru çıkışımızı gerçekleştirdik. Ekipteki herkesin 3 yıldız olması liderlik yaparken beni biraz tedirgin etti, ancak beklediğimden çok daha güzel bir dalış olduğunu arkadaşlarımdan duyunca gerçekten çok sevindim. Dalış ekibinde olan; Serkan ÇETİNKAYA, Melih Can BEDİR, İbrahim Halil BİLDİRİCİ, Kadir Tolga AKBULUT, Eren ILMAZER’ e teşekkür ederim.

Dalış bittikten sonra ekipmanlarımızı hazırlayıp bir sonraki noktadan önce yemek yiyeceğimiz bir noktaya geldik, bu arada teknede, deneme dalışı – discovery dalışı – yapacak kişiler olduğu söylendi. Bizim ekipten oldukları için bu dalışları biz yaptıracaktık. Dalış yapmayacak arkadaşlar yemeklerini yerken bizde deneme dalışları için suya girdik. Deneme dalışları için seçilen yer eskiden Eşek adası olarak seçilirdi, bu sefer Jandarma koyunu seçtik.

Deneme dalışları bittikten sonra bir sonraki dalış noktamız olan Yatak Odası‘ na doğru yola çıktık. Yatak odası ortalama 14 – 16 metrelerde olan ve bir ufak kaya parçasının içerisinde bulunan bir mağaradan oluşan ve mağaranın üstünde temiz havaya açılan bir odadan oluşuyor. Tecrübesiz dalıcılar için olmasa bile az tecrübeli dalıcılar için rahatlıkla tecrübe edebilecekleri bir nokta. Yalnız dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmakta. Her mağara dalışında olduğu gibi mağara içine girildiğinde zemine yakın palet vurulmaması en bilinmesi gereken bilgidir. Zemin Pudra kıvamında kumdan oluştuğu için dipte palet vurulması sizden sonra gelecek kişilerin hiç bir şey görmeden, zevksiz bir dalış yapmalarına sebep olacaktır.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 42 dakika
Derinlik 14 metre
Dalış Yeri Yatak Odası (Çeşme)
Buddy Kadir Tolga Akbulut (35161478320)
Dalış Lideri Eren Yılmazer (46954412780)

Yatak odasında dalışı bitirdikten sonra, teknemiz limana doğru dönüşe geçti. Tek gün dalış yaptığımız için teknedeki eşyalarımızı topladık ve hazırlandık. Dalış bittikten sonra ekip olarak yorulmuş olmamıza rağmen, gerçekten güzel bir dalış günü geçirmemiz ve eski arkadaşlarımla birlikte dalış yapıyor olmak gerçekten beni çok mutlu etti.

Otele döndükten sonra, hazırlandık, yemek yedik ve eğlenmek için güzel bir mekana geçtik. Ertesi gün sabah kahvaltıdan sonra yine aynı yere geçtik ve dalıştan sonraki günümüz tam bir tatil günü olarak geçirdik. Yazı tam olarak bu kadar, ancak eski ekip arkadaşlarımla uzun süredir dalış yapamadığım veya yapmadığım için kendime bu tur sonrası baya kızdım. Bundan sonra BUSAK ekibiyle olan dalışlara katılmak için elimden geleni yapmaya çalışacağım.

Daha önceden dalış yaptığım ve ilk defa dalış yaptığım bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim. 4 yıllık arayı artık bir şekilde kapatmak için bol bol dalış yapıyor olmam gerekiyor. Çünkü daha sonraki zamanlarda eğitmen olarak ekibe katkı sağlamaya çalışacağım.

Suyun Altındaki Uçurum (Kaş 2008)

İlk gün yoldan dolayı geç kaldığımız için biraz karanlığa kalmıştık dalışlarımızı bitirmek için ama bu sefer otelimizden teknemize rahatlıkla geçtik ve dalışlarımızı yapacağımız yere doğru teknemizle hareket etmeye başladık. Bugün dalış yapacağımız yerin çok güzel olduğunu ve bütün gün burada sabit olarak dalış yapacağımız tekrar söylenince gerçekten çok sevindim.

Teknemizle bir süre gittik ve gittik. Bu arada eğitimden alışkanlık olarak ekipman kurmak için güneşlenmek yerine teknenin altına indim. Ekipmanımı hazırladığım ve lastiklerle askısına bağladım. Daha yolumuz olduğunu öğrenince biraz yukarı çıkıp güneşleneyim dedim. 15 – 20 dakika sonrasında dalış yapacağımız yere geldik. Burasının adının Oasis Reef olduğu söyledi.

İlk gün her hangi bir aksilik olmadı ama bugün olacağının işaretini yukarıya çıkmadan önce kurduğum ekipmanın yerinde olmadığını gördüm. Bu gerçekten dalışta başınıza gelebilecek olaylardan bir tanesi. Siz ekipmanınızı kuruyorsunuz ama bir arkadaşınız geliyor ve sizin ekipmanınızı alıp dalışa gidiyor. Sizi dalıştan soğutabilecek kadar kötü bir davranış.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 46 dakika
Derinlik 14 metre
Dalış Yeri Oasis Reef (Kaş)
Buddy Melih Can BEDİR
Eğitmen – Dalış Lideri Cüneyt ÇAKIN (627977)

Dalış öncesinde kurduğunuz ekipmanınızı eğer teknede varsa bir kasanın içerisine koyunuz. Bu sayede ekipmanın kişisel olduğu düşünülüp kimse tarafından kullanılmayacaktır.

Dalış sırasında rutin hava kontrollerini yapan eğitmenimiz Oğulcan Sözen arkadaşımızın gösterdiği hava değeri karşısında inanamadı ve kendi kontrol etmek için Oğulcan’ ın yanına doğru ilerledi. Değer doğruydu. Dalışın daha 15 dakikası olmadan Oğulcan’ ın tüpündeki havadan geriye 20 bar hava kalmıştı. Görünürde her hangi bir kabarcık veya kaçak gözükmüyordu veya en baştan beri biz farkına varamadık. Bu durumda normalde dalışı bitirmemiz gerekiyordu ancak bulunduğumuz nokta teknemizden uzakta olduğu ve yüzeyde gerçekten fazla akıntı olduğunu için dönüşü 8 metre derinlikten eğitmenimiz yedek hava kaynağını Oğulcan ile paylaşarak devam ettik. Tekneye geldiğimizde sorunun gerçekten ne olduğunu merak ediyorduk ve bunu anlamak için hızlıca sudan çıktık.

Aklımıza ilk gelen şey regülatör arızasıydı. Çünkü regülatörler arıza yaptığında hava kesmek yerine çok fazla hava vermeye çalışırlar ve sürekli hava verirler. Bu yüzden tüpün hızlı boşalması mantıklı geldi bize. Ancak kontrol ettiğimizde dolu tüpleri boş tüplerden ayırt etmek için kullanılan ve tüpün hava çıkışına yapıştırılan kağıt bandın Oğulcan’ ın tüpünün üzerinde durduğunu gördük. Basınçtan bandın ortasındaki bir kısım yırtılmış o kadar. Bant sapasağlam orada duyuyordu. Bu hata hava kontrolleri yapılmasa ne kadar ciddi kazalara sebebiyet verebilir hepimiz biliyorduk.

Dalış öncesinde; ekipman kurulu sırasında, dalışa başlamadan hemen önce, dalış sırasında mutlaka ekipmanlar dalış arkadaşı (buddy) ile birlikte karşılıklı kontrol edilmelidir. Bunun yapılması kişiyi hem dalışta rahat ve emniyette hissettirir hem de bir sorın olmasını riskini azaltır.

Bu dersin üzerine ekipmanlarımızı tekrar kurduk ve öğlen yemeğinden sonra yapacağımız o güzel ve özel yer için dinlenmeye başladık. Ben dinlenmeyi yine suyun içinde olarak kullanmayı seçtim. Maske, palet ve şnorkelimi takarak eğitim dalışı yapan arkadaşlarımın yanına gittim. 8 metrede eğitim yapıyorlardı ve birden bir şey oldu. Suyun altında halay çekmeye başladılar. Bende makineyi hocaya verip onları çekmesini istedim. Suyun altında halay çekebiliyorsak, artık biz olmuşuz demektir.

Dinlenme kısmını da bitirdikten ve teknede yemeğimizi yedikten sonra dalış için hazırlanın çağrısı geldi. Ekipmanımı kontrol ettim, bu sefer yerindeydi. Bir sorun gözükmüyordu. Bende ekipmanımı kuşandım ve suya atladım. Akıntı biz dinlenirken biraz daha artmıştı. Dalış yapacağımız noktaya yüzeyden gidip sonrasında dalış yapacağımız için bir akıntı ipi açıldı tekneden ve ipin üzerine inci taneleri gibi dizildik.

Son arkadaşımızda suya girdikten sonra yavaş yavaş sırt üstü yüzmeye başladık. Kafamı sola çevirdiğimde tekneye başlı bir tane bot vardı. 3 – 5 dakika palet vurduktan sonra o bot yine aynı yerdeydi. Bir sonuç alamıyorduk bu yüzden olduğumuz yerden dalışa başladık ve geçmemiz gereken sığ kısmı suyun altından dibe yapışık olarak sürünerek geçtik. Sonrasında karşımıza uzun bir karanlık ve sessizlik belirdi. Bu sessizlik karanlıkla birlikte olunca huzur yerine, korku ve endişe veriyordu. İlerlemeye başladık. Yavaş yavaşa derinliğimiz 18 metrelere geldiğinde eğitmenimiz bu noktada durmamız gerektiğini işaret etti ve sakin bir şekilde aşağı bakın işareti yaptı. Aşağı baktığımızda bir uçurumun kenarında bekliyorduk. İki kocaman duvarın arasından dibe doğru inen bir uçurum. Nefes kesiciydi ve denildiği kadar da harikaydı. Bazı arkadaşlarımız yüzerlilik kontrolünü yapamadıklarından uçurumun girişindeki zemin parçasına kadar alçaldılar. Bizde onların yanına eğitmenimizin işaretiyle indik.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 35 dakika
Derinlik 22 metre
Dalış Yeri Canyon (Kaş)
Buddy Melih Can BEDİR
Eğitmen – Dalış Lideri Kadri ESER (646639)

Derinliğimiz 22 metreydi ve uçurumun kenarından aşağıya bakıldığında korkutucu bir karanlık gözüküyordu. İki tane duvara baktığım üzerilerinde yer yer mercanlar vardı. Etrafta fazla balık yoktu, sebebini dönüşe çıkmaya hazırlandığımız sırada derinliğin 12 metre olduğunda fark ettim. Hep su üzerinde hem de suyun altında hava çoşmuştu. Rüzgar hızını arttırmış ve dalgalar büyümüştü. Dönüşümüz başladığımız gibi yorucu olacaktı ama bu sefer akıntı arkamızda olduğu için sadece yönlenmek için palet vuracaktık. Suyun üzerine çıkmamıza 3 metre kala bir dalga hepimizi suyun üzerine fırlattı ve kendimizi direk suyun üzerinde bulduk.

Tekneye doğru akıntıyla sürüklenirken dalışın başında gördüğümüz bot biri geldi ve aldı. Sonrasında tekneye geçtik ve artık ikinci günümüzü de tamamladığımıza göre İstanbul için dönüş hazırlıkları başlayabilirdi. Dalış defterlerimizi imzalattık ve şu anda halan kullanmakta olduğum dalış defterimi Yusuf Ziya Şulekoğlu‘ ndan hediye olarak aldım.

Tekneden indikten sonra otelimize geçtik ve hazırlıklarımızı yaptıktan sonra İstanbul’ a doğru hareket ettik. Yine güzel bir dalış turunu tamamlamış ve güzel hatıralarla geri dönmüştük. Bu noktadan sonra elimizden geldiğince farklı dalışlar yapmak için farklı dalış noktaları aramaya başladık. Ama benim ilk hedefim küçükken ailem ile birlikte gittiğimiz Bodrum Müzesine bir kere daha gidip, Bodrum da dalış yapmaktı.

Kaş 2008

İlk dalışlar hiç bir zaman unutulmaz, o sessiz dünya ya kattığımız kabarcık sesleri, suyun altında gördüklerimizin aklımıza kazınması için yardımcı olacaktır. Benim ilk dalışı Çeşme’ de gerçekleşti ve çok güzel hatıralarla tekrar dönmek üzere Çeşmeye veda ederek İstanbul’ a geldik.

İstanbul’ a geldiğimizde hemen yaptığım dalışları insanlara anlatmaya ve yeni dalışlar için para biriktirmeye başladım. Biz dalışa gitmeden öncesinde başkanımız İbrahim Halil Bildirici yeni arkadaşlar için kurs açılacağını ve bunun için okulda bir toplantı yapacağımızı söyledi. Yeni kişiler, yeni dalışlar demekti ve bu yüzden standın kurulması için bende yardımcı olmak istedim.

Standımızı kurdum ve yeni üyelerimizin kayıtlarını aldık ve toplantı günümüz geldiğinde aldığımız kayıtların bir kısmını (büyük bir kısmının) gelmediğini gördük. Ama gelenler için kursumuzu açtık ve eğitimlere başladık. Bu sırada büyük bir gizlilikle başkanımız dalış yeri için görüşmelere başlamış bile.

Eğitimler bittiğinde başkanımız bize dalış yapacağımız yerin Kaş olduğunu söyledi ve hepimiz çok sevindik. Ben biraz daha fazla sevinmiş olabilirim, Kaş ile ilgili okuduğum yazılarda su altının çok zengin olduğunu öğrenmiştim. Bu bizim için harika bir dalış olacaktı.

6 Haziran akşam 18:00 civarında Kaş için okuldan hareket ettik. Yalnız bir eksik vardı; başkanımız yanımızda yoktu. Bu bizi biraz üzmüş olsa da, görevlendirilme yapıldığı için her hangi bir sorun olmadan dalışlarımızı yapıp gelecektik. Görevlendirmeye göre; otel ve otobüsten Ekin Okay geri kalan işlerden ben sorumluydum. Bunu sorumluluklarımızı da yerine getirdik.

7 Haziranda Kaş’ a ulaştığımızda Kaş’ a otobüsle gidilebilecek en uzun yoldan ve en fazla sürede gittiğimiz için ekipmanlarımızı alıp direk tekneye geçmek zorunda kaldık. Geç kalmamızın sebebi ne yazık ki, yolu bilmeyen şoförlerimiz.

Tekneye bindiğimizde ilk gözüme çarpan şeyin tertip ve düzendi. Tekne büyük olsa da eğer tertip ve düzen yoksa dalış sizin için bir işkenceye dönüşebilir.

Eğitim alacak arkadaşların fazla olmasından dolayı dalış planlamaların onlara uygun olacak şekilde yapılmıştı. Bu sebepten ilk olarak eğitim dalışları için uygun olan yerlerden biri olan Güvercin Ada’ ya gittik.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 35 dakika
Derinlik 23 metre
Dalış Yeri Güvercin Ada (Kaş)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Cüneyt ÇAKIN (627977)

Yapılan dalışta bize eşlik eden balıklar sayesinde gerçekten çok güzel eğlendik. Dalışların ardından denizin biraz kabarmasıyla birlikte eğitim dalışlarına devam edeceğimiz yer olarak Hidayet Koyunu seçtik ve teknemizin yönünü oraya doğru çevirdik. Gittiğim yerin aynı zamanda “Uluburun Arkeolojik Alanı” olması heyecanımıza heyecan kattı. Bir batık görecektik.

Teknemiz yoluna devam ederken, eğitmenimiz Cüneyt Çakın bize Uluburun Batığı hakkında bilinmesi gereken bilgileri aktarmaya başladı. Göreceğimiz batığın bir replika olduğunu yani orjinaline sadık kalınarak yapılan bir kopyası olduğunu ve orjinal gemini Bodrum Müzesinde sergilendiğini söyledi. Biraz hevesim kırıldı ama yine de batık batıktır mantığıyla devam ettim.

Havanın bozmasından dolayı sığınıp ilk günün ikinci dalış eğitimlerimize devam edebilmek için geldiğimiz yerde su çok güzeldi ama havanın biraz kapatmasından dolayı suyun içerisine girdiğimizde biraz karanlık olduğu için batığa doğru gidemedik. Ama batıktan etrafa saçılmış olan Anforaları görmek bile bana yetmişti.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 30 dakika
Derinlik 20 metre
Dalış Yeri Hidayet Koyu (Kaş)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Cüneyt ÇAKIN (627977)

İlk gün dalışlarımızı bitirmiştik ve artık yemek yeme vaktimiz gelmişti. Yemek için limanın hemen yanındaki bir lokantayla görüştük ve sınırsız mezeyle güzel bir balık ziyafeti çekebileceğimiz bir fiyata anlaştık. Yemeklerimizi yedikten hocamızında katkılarıyla hayatımın ilk şampanyasını BUSAK için patlatmış oldum.

Yemek sonrasında bazı arkadaşlarımız eğlenmek için bara giderken ben ve bir kaç kişi Türkiye’ nin maçını izlemek için nargile içebileceğimiz bir yere geçtik. Maçımızı izleyip nargilemizi içtikten sonra yavaş yavaş ben ve buddy’ im odamıza dinlenmek için geçtik. Otele doğru yürürken eğitmenlerimizden Selda Serpin SARPKAYA yarın dalacağımız noktanın aklımızdan hiç çıkmayacağını ve hatta dalış için tekrar tekrar isteyeceğimiz bir nokta olacağını söylemesi yarın bizi ne kadar güzel dalışların beklediğinin habercisiydi.

Suyun Altındaki Hazine (Çeşme 2008)

İlk günün vermiş olduğu heyecanın ardından bütün gece aralıksız uyuduk ve erkenden uyandık. Kahvaltımızı yaptıktan sonra tekneye doğru hareket ettik.

Dalış yapacaksanız kahvaltıda midenizi rahatsız edecek yiyecekler (özellikle salam, sucuk ve yumurta gibi yiyecekler) yememeye çalışın. Su altında midenizin kötü olmasının yanında, denizde dalga varsa mideniz daha kötü olabilir.

Yine tekneye biner binmez, ekipmanlarımızı hazırladık ve dalış noktamıza gidene kadar teknenin üstünde denizi izledik. Eğitmenimiz bize bir süpriz yaparak normalde eğitim dalışı yapılmayan bir yer olan Monem Batığında dalış yapacağımız söyledi. Teknemizin amiri bize Monem batığı hakkında kısaca bilgiler verdi. Monem gemisi, 1956 yapımı bir yük gemisi. Ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra diğer gemiler gibi sökülmeye götürülürken 2004 yılında şu anda olduğu yerde karaya oturuyor. Boyu 75 metre, yüksekliği 18 metreden biraz fazla. Batık 17 – 18 metre derinlikte dik konumda durmaktadır. Dalış sınırlarımız içersinde olması bizim için bir şans.

Dalışa başladığımda yapabilir miyim diye düşünürken, eğitmenimiz bize güvenerek bizi Monem batığına indiriyor. Buna ben şans diyorum ama birazda yetenek olduğunu hocalarımız ekliyorlar. Monem gemisine gitmek kolay değildi. Denizin tam oratasında batmış ve su üzerinde sadece direği gözüken bir gemi… Bulmasında sıkıntı yok aslında ama oraya giderken hava biraz rüzgarlı suda biraz dalgalıysa mideniz bulanabilir.

Biz ekipmanlarımızı kuşanırken eğitmenimiz bize eğitimleri bitirdiğimiz için artık keyif dalışlara geçtiğimizi söyledi. Bunu duymak bana çok iyi geldi dün içimden gelen sesi eğitmenimiz doğru olarak tastik etmişti. Ben bu dalış işini başarmıştım.

Dalış tekneleri monem gemisinin su üstünde bulunan direğinden bağlanırlar ve burdan dalgıçlar kontrollü olarak aşağıya inerler. Bizde öyle yaptık ve denizin dalgalı olmasından dolayı hava tüketmeye tekneden atladığımız anda başladık. Bu yüzden dalışımız biraz kısa sürdü diyebilirim. Ama monem batığının bütün güzelliği tam önümüzdeydi. 18 metrede dizlerimizin üstüne bekliyorduk ve monem’ in kocaman gövdesine bakıyordum. Yıllardır bir çok misafiri olmuş monem gemisinin misafiriydik. Dalışımızı bitirdik ve tekneye çıktık. Yemeğimizi yiyecektik fakat denizin çok dalgalı olmasından dolayı tekneyi daha sakin bir noktaya çekmek zorunda kaldık.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 30 dakika
Derinlik 18 metre
Dalış Yeri Monem Batığı (Çeşme)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Kadri Eser (646639)

Teknemiz sakin bir yere çekildiğinde yemeğimizi yedik ve dinlenmeden önce ekipmanlarımızı hazırladık. Eğitim dalışı eksik olan arkadaşların dalışlarını yapmasının ardından, bulunduğumuz noktadan hareket ederek, çeşmedeki son günümüzde son dalış noktamız olan yere ulaştık. Bu yerin adı biraz garip gelebilir ama anlatılınca çok merak uyandıran bir yer, adı yatak odası.

Dalış yaparken kondisyonunuz çok önemli, eğer iyi bir kondisyona sahip değilseniz hava tüketiminiz artabilir. Yatak odasında dalış yaparken benimde başıma gelen ya da benimde içinde bulunduğum durum buydu. Bu yüzden dalışımız erken bitti. Dalışımızda planladığımız yatak odası isimli mağraya girmek ve ordan geri dönmekti. Benim fazla hava tüketimimden dolayı teknemize erken döndük. 18 – 20 metre arasında yaptığımız bu dalışta değişik ve güzel sualtı canlıları görmüş oldum. Bu dalışlarımızda bize Kadri Eser hocamız liderlik etmedi. Fakat teknemizin dalış liderlerinden biri olan Irmak KURTUL bize eşlik etti. Hiç bir sıkıntı çekmeden dalışımızı yaptık ve teknemize döndük. Su altında liderimizin bizi kontrol etmek için belirli aralıklarla baş başağı olarak arkaya dönüp bizi kontrol etmesi hoşuma gitmişti. Fakat baş aşağı olarak durması biraz komiğime gitimişti. Sonradan bende yapmaya başladım ama bunu ilerleyen yazılarda anlatacağım.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 35 dakika
Derinlik 20 metre
Dalış Yeri Yatak Odası (Çeşme)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Irmak Kurtul

Tekneye çıktıktan sonra ekipmanlarımızı nasıl birleştirdiysek, o şekilde demonte ettik ve gerekli yerlerine koyduktan sonra dinlenmek için teknenin üstüne geçtik. Ben yine yorulmuştum ama kafamda dalışla ilgili bir sürü fikir ve güzel hatırayla eve dönecektim. Bir süre sonra dönüşe geçtik ve denizin dalgalı olmasından dolayı biraz fazla sallandık ama sağ salim limana geldik. Toplu bir fotoğraf çektirdikten sonra otelimize geçtik.

Gelelim dalışımızın değerlendirmesine. Tüplü dalış (Scuba) sporuna başladım ve devam etmeyi ciddi olarak düşünmeye başladım. Bu dalış bana çok güzel arkadaşlıklar kazandırdı ve hala bir çoğuyla arkadaşlığımız devam ediyor. Eğitmenlerimiz Selda SARPKAYA‘ ya, Cüneyt ÇAKIN‘ a ve Kadri ESER‘ e tek tek teşekkür ediyorum. Fakat Kadri ESER hocamın bize göstermiş olduğu ilgiden dolayı özel teşekkür etmek istiyorum. Kadri hocamızla yeni tanıştık. Daha öncesindeki havuz ve teorik eğitimlerimizi diğer hocalarımızdan almamıza rağmen Kadri hocamıza çok hızlı ayak uydurduk. Teknede benim içerisinde yer aldığımı ekip “2. grup” olarak isimlendirildi. 2. grup olarak güzel bir ekip olduk. Buğra Töre PINAR, Hüseyin YETİM, Sezgin SARI, Herman DILDIL, ben ve tabi ki eğitmenimiz Kadir ESER ile gerçekten güzel bir ekip olduğumuzu düşünüyorum.

Dalışta ilk öğrenmemize rağmen en önemli kural olan, dalış öncesi planlamanın ve sonrasından bir sonraki dalışın planlanmasının önemli olduğunu öğrenmiş oldum. Bu öğreti için Kadri ESER hocama ayrıca teşekkür ediyorum. Dalışta bir buddyin ne kadar önemli olduğunu bana ilk dalışımız olmasına karşın sanki uzun yıllardır dalış yapıyormuşuz gibi rahat hissetmemi sağlayan Herman DILDIL‘ a teşekkür ediyorum.

İlk Gün, İlk Heyecan (Çeşme 2008)

Çok eğlendiğimiz havuz eğitimimizden sonra artık deniz dalışlarının zamanı gelmişti. 1 Mayıs günü Bahçeşehir Üniversitesi önünden otobüsümüze bindik ve İzmir’ in güzel bir yeri olan kendi adındaki bir yarım adaya sahip olan Çeşme’ ye doğru yola çıktık.

Eğlenceli ve biraz bizi tedirgin eden bir yolculuktan sonra otelimize vardık. Tedirginliğin sebebi dalışla alakalı değil bunu belirtmek isterim. Dalış eğitmenlerimizin yanlarında getirmiş oldukları “The Big Blue” isimli filmi biz dalgıç adaylarına izletmeleri oldu. Film iki çocukluk arkadaşı Enzo ve Jacques isimli iki karakterin maceralarını anlatıyor. İkisi de dalgıç bu arada. Jacques’ in babası denizde dalış sırasında ölüyor ve iki arkadaş bir birlerinden kopuyorlar. Büyüdükten sonra bir araya geliyorlar ve sonra dalışla ilgili maceraları başlıyor. Gerisini anlatmasam iyi olur bence izleyin. Ama sadece şunu belirtmek istiyorum dalışa denizkızı ve yunus görürseniz saldırmayın bu filmin etkisinde kalarak.

Bu arada unutulmaması gereken bir başka noktada dalıştan önce yapılmaması gerekenlerle ilgili bir şeyleri bilmemize rağmen yineden yapmış olmamız.

Dalıştan belli bir süre önce – en az 12 saat önce – alkol veya kişisel kondisyonu engelleyecek maddelerin alınmamalıdır.

Otele vardıktan sonra kısa bir dinlenmenin ardından hemen teknemize geçtik. Heyecanla karışık olarak güzel bir duygu vardı içimde (Kolay değil alışık olmadığım bir dünyanın misafiri olacaktım). Teknemiz küçük ama şirindi. Adada büyüdüğüm için denize alışığım fakat ilk defa bir dalış teknesi gördüğüm için biraz şaşırmıştım. Her şey askılarda asılı bir sürü ekipmanın olduğu bir tekne.

İlk günün ilk dalışı aynı zamanda benim ilk eğitim dalışım için hocalarımızın seçtiği yer Eşek Adası olarak bilinen çeşme açıklarındaki bir adanın sakin ve sessiz bir koyuydu.

Dalış eğitmenimiz Kadri ESER (646639). Biz daha tekne yeni hareket etmişken, Kadri hocamızın gösterdiği bir teknik sayesinde ufak alanda çok iyi şekilde organize olarak fazla beklemeden direk suya girdik. Kadri ESER hocamızla yaptığımız bu dalışın bir diğer özelliği ise Çeşmedeki dalış sezonunu açan ilk dalış olmasıydı. Suya girdiğimizde eğitmenimiz bize neler yapacağımızı anlattı ve 8 metre derinliğe indik. İndiğimiz yer dümdüz bir kumluktu ve etrafımızda az biraz şerit yosunlardan vardı.

Bir dalış teknesinseyseniz, tekne brifingi verilene kadar zamanınız olacaktır. Ekipmanlarınızı hazırlamaya başlayın. Size uyacak elbise, BCD ve paleti bir yere ayırın. Bazı teknelerde kasalar vardır bunları kullanabilirsiniz. Bu hazırlık siz suya inmek için hazırlanmaya başladığınızda hem sizin kolay hazırlanmanızı hemde suya girerken sakin kalmanızı sağlayacaktır. Ama sakın malzemenizi hazırlıyorsunuz diye tekne brifingini kaçırmayın!!!

İlk eğitimimizde temel beceriler olan maske tahliyesi, regülatör bulma, yedek hava kaynağından soluma, regülatörümüzü temizleme ve benzerlerini yaptık. Bu beceriler kolay gibi gözükse de, acil bir durum olduğunda sizin pakinlememenizi sağlayacak olan ve hayatınızı koruyacak olan beceriler. Biraz abartılı yazmış olabilirim ama suyun altına indiğinizde güvenlik seviyenizi abartmanın zararı değil faydası olduğunu göreceksiniz. Temel becerilerimizi bitirdikten sonra eğitmenimiz bizi gömüldüğümüz kumdan kaldırttı ve etrafımızı turlamaya başladık. Güzel bir tur attık ve şerit yosunların arasında su altının gerçek sahibi olan canlılar gördük. Bu canlıların yanında oraya hiç ait olmayan şeyleri görmek beni açıkçası biraz üzdü. Poşetler ve alüminyum kutular… Bunların su altındaki canlılar için ne kadar zararlı olduğunu tekrar söylemeye gerek yok bence.

Her dalgıç bir su altı gönüllüsüdür ve onun korunması için elinden geleni yapması gerekmektedir. Su altının sahip olduğu şeylerin yüzeye çıkmaması ve yüzeye ait olan şeylerin su altına inmemesi gerekmektedir.

Dalışımız bitti ve teknemize çıktık. Kadri hocamız çıkar çıkmaz bize iki şey söyledi; “Bir sonraki dalış için ekipmanları hazırlayın” ve “hazırlığını bitiren yukarı gelsin bir değerlendirme yapalım”. Biz hemen ekipmanlarımızı hazırladık ve işini bitirenler yukarı doğru çıktılar. Eğitmenimiz bize su altıda dikkat etmemiz gereken ve eğitim sırasında yaptığımız hataları söyledi. Bunlar bizim daha iyi bir dalgıç olmamız açısından gerçekten önemli noktalar. Bu konuşmanın ardından teknedekiler yemeğin hazır olduğunu söylediler ve herkes bir anda yemek için aşağıya indi, tabi ki bende. Dalış insanı acıktırıyormuş sanki…

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 35 dakika
Derinlik 8 metre
Dalış Yeri Eşek Adası Koyu (Çeşme)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Kadri Eser (646639)

Belli bir süre dinlenmenin ardından ikinci dalışımıza hazırdık. Ama zaten ilk dalıştan sonra Kadri hocamızın bize söylediklerini yaptığımız için aslında birinci dalıştan çıktığımızda çoktan ikinci dalış için hazırdık. Bu sayede çok hızlı bir şekilde suya atladık. Bu dalışımızda bir dalgıcın acil bir durumda yapması gereken becerilerden biri olan kontrollü acil yükselmeyi yaptık ve sonrasında zaman yine gezmeye kaldı. Dalış bittiğinde bende bittiğimi düşünüyordum. Yorulmuştum. Fakat içimde güzel bir his vardı. Ben bu dalış işini galiba başarmıştım. Bu benim görüşümdü, Kadri hocamıza sormamız gerekiyordu detayları ya da benim dalışı yapıp yapamadığımı. İçimdeki ses “Fatih bu işi yaptın hemde güzel yaptın” diyordu.

Log Book Kaydı
Dalış Süresi 40 dakika
Derinlik 10 metre
Dalış Yeri Eşek Adası Koyu (Çeşme)
Buddy Herman DILDIL
Eğitmen – Dalış Lideri Kadri Eser (646639)

Teknede biraz uzandım ve diğer arkadaşlarımızında sudan çıkmalarını bekledik. Herkes sudan çıktıktan sonra tekne hareket etti ve otelimize dönüşe geçtik. Otele döndüğümüzde duşumuzu aldık ve çeşme gecelerine doğru yola çıktık. Çok fazla çeşme gecelerine gidemedik aslında, ertesi gün dalış yapacağımızın bilinciyle yemekten sonra bir kilo dondurma alarak; ben, Herman DILDIL ve Melih Can BEDİR ile otelimize döndük. Üç kişiydik ve dondurmayı bir şekilde eşit şekilde yememiz gerektiğini düşündüğümüzden dondurmayı pay etme işini Melih’ e pasladık. Hızlı bir mühendislik hesabından sonra hepimize 333 gram düşen dondurmalarımızı yedik ve uyuduk.

O gece rüya görmeyi çok bekledim uyumadan önce. Fakat çok yorulmuş olmalıyım ki hiç bir rüya görmedim. Gözlerimi açtığımda sabah çoktan olmuştu. Yeni bir dalış gününe hazırdık.

İlk Eğitim

Bahçeşehir Üniversitesinde okurken bir çok arkadaşım oldu, çoğuyla hala görüşüyorum ve bazılarıyla çalışmaya devam ediyorum. Bir gün İbrahim Halil BİLDİRİCİ (Su Altı Kulübü – BUSAK – Başkanı) bir önceki sene dalışa başladığını ve çok eğlendiğini anlatıyordu. Dinlediğim şeyler hoşuma gitti açıkçası. Bu konuşmadan bir kaç gün sonra Halil dalış eğitimlerine başlayacaklarını ve ilk defa dalış yapacaklar için bir eğitiminde olacağını söyledi. Bende kabul ettim, tabi ki öncesinde Halil’ in beni ikna etmesi biraz sürdü.

Eğitimlere başlamadan önce bize eğitim verecek olan hocamızla tanışmamız içi Halil bir toplantı ayarladı. Toplantı salonunda daha önceden hiç görmediğim bir sürü insan vardı. Nasıl olacak ben bunlarla mı dalacağım diye düşünmemek zordu benim için. Toplantı bittiğinde kafamda hem hocayla ilgili hemde dalacağım kişilerle ilgili olarak soru işaretleri oluştu. Ben Halil’ e söyleyemedim ama dalışı hiç başlamamışken bırakmak en iyisiydi galiba.

Toplantının üstünden iki hafta geçmişti ki Halil acil olarak bir toplantı daha yapmamız gerektiğini söyledi. Ben biraz meraklı ve birazda ürkek bir tavırla toplantıya katıldım ama bu seferki toplantı benim bir dalgıç olabileceğim konusunda bana biraz umut ve güven vermişti. Toplantıda konuşan Selda SARPKAYA ve Cüneyt ÇAKIN hocalarımızın anlattıkları benim hoşuma gitmiş “hadi yapalım şu dalışı” şeklinde bir enerji oluşmasını sağlamıştı içimde. İlk toplantıdan somurtarak ve kafasındaki soru işaretleriyle çıkan ben, bu toplantıdan sonra bir dalgıç adayı olarak çıkmıştım. İlk eğitimi sabırsızlıkla beklemeye başladım.

İlk eğitim günü geldi ve okuldaki bir salona geçtik, bilgisayarımızı kurduk ve videomuzu açtık. Hocamızda başımızda dalışla ilgili olan ilk dersimize başladık ve son dersimize kadar bir dalgıç olarak yapmamız ve yapmamamız gereken şeyleri konuştuk öğrendik. Tabi ki öğrenilen bir şeyin arkasından sınav olmadan kimse sizin bir konuyu öğrendinize inanmıyor malesef. Bizde kural gereği sınavımızı olduk.

Normalde zorunlu olmadığı bize söylenmesine rağmen bence zorunlu olması gereken bir nokta olan deniz dalışları öncesindeki havuz dalışlarını yapmak için beklemeye başladık. Eğitim aldığımız Kurbağa Adam dalış kulübünün kendi havuzu olması bizim hem işimizi kolaylaştırdı hem de bize aynı kişilerle havuz eğitimi yapacak olmamız açısından bir güven sağlamış oldu. Havuz eğitimini Nisan 2008 tarihinde yaptık. Belirtiğim tarihte Bahçeşehir taraflarının nasıl olabileceğini ve ne kadar soğuk olabileceğini düşünün biz bu şartlarda havuz eğitimi yaptık.

Fotoğraf gözükenler benim dalıştaki arkadaşlarımın bazıları. Soldan başlayayım saymaya, Sezgin SARI, Herman DILDIL, ben ve Buğra Töre PINAR. Bu ekip havuz dalışında çok eğlendik. Bu eğlenmemiz bizim yapacağımız ilk deniz dalışında ne kadar eğleneceğimizin göstergesi habercisi oldu. Havuz eğitimimizi tamamladık ve güzel bir mangal organizasyonundan sonra evlerimize döndük ve hemen yapacağımız ilk deniz dalışı için beklemeye başladık.

Dalış eğitiminin yanında öğrendiğimiz diğer bir ders ise; “bir dalış tüpünüz varsa bir mangalın yanması çok kısa zaman alabilir”.

Scuba Diving

Kendi havamızı sırtımızda taşırız, tıpkı kalbimizde tutkumuzu taşıdığımız gibi.

Dalış çok eğlenceli olmasının yanında biraz ürpertici, heyecan verici bir spor. Tabi bazen de korkutucu olduğunu eklemek gerekiyor. Yukarıdaki sözü de zamanında söylemişim kenarda dursun.

2008 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Su altı Kulübü’ nün başkanı İbrahim Halil BİLDİRİCİ arkadaşımın benim aklıma girmesiyle birlikte dalış serüvenim başladı. Güzel dostluklara vesile olmasının yanında güzel mekanları da görmüş olmanın mutluluğuyla dalış serüvenime devam ediyorum. Biraz pahalı bir spor olmasının yanında, aldığınız mutluluğun verdiğiniz paradan daha fazla olması bu gerçeği göz ardı etmemi sağlıyor.

Bu yazıları ilerde geçmişe yönelik bir şeyler bırakmak, mutlaka hatırlanmak ve benzeri şeyler yerine su altında tecrübe ettiğim güzel anıları sevdiklerimle paylaşmak olarak görülmesi ve okunurken de bu şekilde değerlendirilmesi daha iyi olacaktır. Biz dalgıçlar su altındaki eşitliği bozan en büyük canlılar olduğumuzdan, bu yazılarda yer alan bazı uyarıları dikkate almanızı rica ediyorum. Bu uyarılar su altındaki hayatın korunması açısından önemlidir. Bu kuralların çoğu dalış ekolleri tarafından belirlenmiş kurallardır. Ben sadece okuyucularıma bunları bir kere daha hatırlatıyorum tabi yeri geldikçe.

Serinin ilk yazısının sonu olmaz ama son olarak dalışta bana yardım eden, eğitim veren ve buddy olarak yanımda olan bütün sevdiklerime teşekkür ediyorum. Dalış serüvenim de buddy’ in ne kadar önemli olduğunu bana gösteren ve yaşatan Herman DILDIL arkadaşıma ayrıca teşekkür ediyorum.